OkYaNuSTaN BiR DaMLa

7/11/2006 - Savaşçı

 

Savaşçı / Anlamlı ve Coşkulu Bir Yaşam İçin
Doğan Cüceloğlu
Remzi Kitabevi;
 

SAVAŞÇI

 

Hepimizin büyük bir heves ve coşkuyla başladığı girişimler olmuştur. Bu girişim bazen yeni bir iştir, yeni bir sportif aktivitedir, bazen de bilimsel veya sanatsal bir faaliyettir. Yogadır, meditasyondur, yeni bir vakıf veya dernek üyeliğidir.

 

Kimileri bu girişimlerinde ilk günkü heyecanlarını koruyabilirler. Her geçen gün, içlerindeki coşku biraz daha artarken; bazıları içinse her geçen gün yaptıkları şeyler biraz daha anlamsızlaşmaya başlar. Sanki akıp giden zaman, onların heveslerini biraz daha tüketen bir düşman olur.

 

Kimisi gittikçe anlamsızlaşan hayatın içinde kaybolurken, kimisi de içinde yeni kıpırtılar oluşturan başka bir girişimin ardına düşer, yine büyük bir hevesle. Sonra… Sonra zaman yeniden hevesine düşman olmaya başlar, ta ki kendisini heyecanlandıran yeni bir şeyle karşılaşıncaya kadar. Bu kez aradığını bulduğundan emin onun ardına düşer. Bu ardına düşüşler hep hayatını biraz daha anlamlı kılmak içindir aslında. Belki de hayatını bu anlam arayışı içinde tüketmiştir ya da tüketecektir. Yaşamı coşkulu ve anlamlı kılmak çabası, kimilerimiz için neden hep hüsranla sonuçlanır? Anlamı kendi içimizde değil de, “şeylerde” aramamızın bedeli olabilir mi bu hüsran?

 

Doğan Cüceloğlu’nun “Savaşçı Coşkulu ve Anlamlı Bir Yaşam İçin” isimli eserinde bu soruların cevabını bulmanız mümkün. Cüceloğlu, bu eserinde, büyük idealler ve hevesle öğretmenlik mesleğine başlayan ancak zamanın heyecanına düşman olduğu ve hayal kırıklıkları getirdiği Arif Öğretmen kimliğinde, tüm anlam arayışı içinde yavaş yavaş tükenen insanlara, doğru stratejiyi sunuyor.

 

Arif Öğretmen, büyük bir hevesle başlar öğretmenliğe! İdealleri vardır. Mesleğinin kendisine yüklediği sorumlulukların farkındadır. Öğretmenliğin en anlamlı mesleklerden biri olduğunu düşünmektedir. Ancak zamanla hevesi kırılır, yaptığı iş anlamsızlaşmaya başlar, hatta bu mesleği seçtiği için kendisini bir “aptal” gibi hissetmeye başlamıştır artık.

 

Genç, idealist bir öğretmenin kendini bu denli kötü hissetmesine neden olan, içindeki heyecanı söndüren, ne olabilirdi? Görünür sebepler; devletin okullara ve öğretmenlere sağladığı olanakların yetersizliği ve bu olanaksızlıklardan yılmış insanlar ve o insanların Arif Bey’deki etkileri… Kendilerinin de bir zamanlar idealist olduklarını, hayatın gerçekleri ile karşı karşıya geldiklerinde, hayalcilikten (?) vazgeçtiklerini söyleyen, güya realist, ayakları yere basan insanların; “deneyimli, yaşadıkça olgunlaşmış kişi” edasıyla Arif Bey’e boş hevesler peşinde koşmaması konusunda onun ruhunu zedeleyecek nasihatlerde bulunmalarıdır. Bunlar gerçekten samimi nasihatler mi yoksa ‘kendi başaramadığını başka birinin başarması korkusuyla’ sarf edilmiş sözler mi? Korku…Ancak bu korku, kıskançlık ürünü değil; sadece yıllardır ideallerini gerçekleştirme konusundaki başarısızlıklarının nedenine ilişkin, “bu başarısızlık bana ait değil, sistemin, koşulların yetersizliği” tezlerinin suya düşmesi korkusu. Başarısızlıkla yüzleşme çekincesi... hiçbir şeyin ardına sığınmadan.

 

Görünür neden, demiştik. Evet, bütün bunlar görünür nedenler. Arif Öğretmen, Doğan Cüceloğlu ile yaptığı görüşmeler neticesinde anlamıştı bunların görünür neden olduğunu ve Doğan Bey’in yardımı ile başarısızlıkla, bir şeylerin ardına sığınmadan yüzleşerek sorunun asıl kaynağını bulur. Sorun, Arif Öğretmenin bir “Savaşçı” olmamasıdır.

 

Savaşçı kimdir? Savaşı nedir ve kiminledir? Ortada bir savaş, bir de savaşçı olduğuna göre; bu savaşı kazandıracak stratejilerin de olması gerekir. Bu stratejiler nelerdir?

 

Savaşçının diğer insanlardan ayrılan en önemli özelliğini, “Duruş içinde olmak” ve “Pozisyon içinde olmak” kavramlarıyla özetleyebiliriz. Savaşçı, duruş içindedir”, diğerleri pozisyon içindedir. Kitapta duruş içinde olmak, bir geleceğe kendini adamak, ‘şimdi’ ve ‘burada’yı bu geleceği geliştirmek için kullanmak olarak tanımlanırken; pozisyon içinde olmak, gösterilen tepkiler ve söylenen sözler içinde kalarak eyleme geçmek şeklinde tanımlanmış. Savaşçı kendisini iyi tanır, sınırlarını ve yeterliliklerini bilir, ulaşmak istediği bir gelecek vardır, her şeyini bu geleceğe ulaşmak için programlar, yani onun içinde heves uyandıran şeyler, hayatını anlamlı kılacak uğraşlar, onu amacına ulaştıracak olanlardır. Neyi, niçin yaptığını bilir. Diğer insanlar anlamı “şeylerde” ararken, Savaşçı “şeyleri” hayata yüklediği anlama göre belirler.

 

Savaşçının savaşını ve bu savaşının kimlere karşı olduğunu, E.E. Cumming’in şu sözleri ile özetleyebiliriz: “Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle çalışan şu dünyada kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!...” Savaş; kişinin tanımladığı yaşam felsefesi, bu felsefe doğrultusunda üstlendiği sorumlukları ve eylemleri ile bir bütün olarak özümseyici bir tavırla, kendisi gibi kalabilme çabasıdır. Savaşı, onu diğerlerinden farksız yapmaya çalışan herkese ve koşula karşıdır. Stratejisi; iradesi dışında gelişen olayların ve diğer insanların söylediklerinin, onun izin verdiği ölçüde, ruhunu zedeleyeceğinin bilincinde olarak, her durumda uygun, duygusal tavrı almaktır.

 

Arif Öğretmen bir Savaşçı olsaydı, koşulların ve diğerlerinin söylediklerinin kendisini yıldırmasına izin vermezdi. Kendini ideal nesiller yetiştirmeye adardı. Doktor Fatma, Mühendis Ali, Siyasetçi Hasan, Öğrenci A, İşletmeci B, İşçi C… Onlar birer Savaşçı olsaydı, belki de bugün bir şeylerden yakınan, birbirlerine engel olan değil, üreten, düşünen, ideal bir toplum olurduk. Belki de hepimizin hayallerini süsleyen ideal bir dünya oluşturabilirdik. Doğan Cüceloğlu “Anlamlı ve Coşkulu Bir Yaşam İçin Savaşçı” demiş; ben de “İdeal Bir Toplum İdeal Bir Dünya İçin” diyorum.

 

Aslıhan YILDIRIM

“Cumba İstanbul” isimli dergide yayınlanmıştır. Kasım 2005

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-11-08 13:50:52 - s.a.

Yazan: ustaplan

merhaba aslıhan kardeşim.

yazını okurken, muhayyelemde kavga çıktı.
bir taraf: "mustafa! sen de yeterince savaşçı değilsin " diye iddia ediyor.
diğer taraf ise: "yok! yok! maşallah kıran kırana, iyi mücadele ediyorsun" ısrarında.
fikirler çatışa dursun.. hafsalam hakikatlere gebe kaldı.

bu kavgaya sebep yazın ve paylaşımların için çok teşekkür ederim.

abarttığımı düşünmeyeceğini bilsem.. "ustaplan" isimli blogumu,
sadece bu yazıyı okumak için açmış olmayı, kar saydığımı ifade ederdim.

içtimalarımda yok yazılmamaya gayret etmelisin. :))
yokluğun gözüme takılıyor çünkü.

selam sevgi ve muhabbetlerimle
Rabbimize emanet.

samsun abin.
Bağlantı

2006-11-08 09:02:37 - GÜNAYDIN

Yazan: sukruyilmaz
GÜNAYDIN HAYIRLI SABAHLAR SAĞLIKLI NEŞELİ VE BOL BEREKETLİ KISMETLİ GÜZEL BİR GÜN GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

TEMİZ VE DÜRÜST BİR TOPLUM İÇİN HEP BERABER ELELE BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.

SEVGİYLE SAYGIYLA VEDE SAĞLIKLA MUTLU ESEN KALIN ALLAHA EMANET OLUN.SAYGILARIMLA

HÜZNÜN YÜZÜ

Bazen ağlamaklı olur gece.
Hüznün yüzünü taşır karanlığında.
Bazen susar,
Bazen de kusar içindekilerini.
Açarken süngülerini gece,
Yine başladı seni anlatmaya,
Anlatabildiği kadar yalnızlığı.

Tan vakti yaklaşanda,
Bir güvercin uçar minareden,
Ezan sesini duyunca.
Sonra,
Bir kız çocuğunun ağlayışı gelir kulaklarıma, Seni hatırlarım.
Oysa,
Seni hiç ağlarken görmedim,
Duymadım hiç inlemelirini.

Bazen,
Hüzünlü oluyor gündüz.
Gülüşümün bana kar kaldığı bir günde,
Sabah güneşi seni yansıtırken alnıma,
Ben seni daha çok özlüyorum bir de,
Seni daha çok seviyorum.
Daha çok kurtarıyorum kendimi,
Gecenin garip hüznünden.

Erdal Nacar

http://www.sukruyilmaz.com
http://www.blogcu.com/sukruyilmaz
http://www.blogcu.com/sukruyil
http://www.blogcu.com/sugarreed

ŞÜKRÜ YILMAZ
ANTAKYA-HATAY
Bağlantı

2006-11-08 01:35:33 - ***

Yazan: kehkesani
İdealsiz insanı içi boş bir kütüğe benzetmek ağır kaçmaz inşaallah.Evet insan idealleri ile değer kazanır.Bırakın bir öğretmeni,bir temizlik işçiside olsa insan idealleri ile bir değer kazanacak;kazandığı bu değer topluma da yansıyacaktır.
Ancak bir şey var ki unutulmamalı! İnsan Allahın mükerrem bir varlığı olarak ebede layık yaratılmış ve yolu ebede çıkacaktır.Bu cümleden olarak;insanı sadece dünyaya ve dünyevi ideallere hapsetmek haksızlık olur.İdealler;evet dünyada bir iz bırakmak için olmalı,ama bu ideallerde Rıza-i İlahi aranmalıdır.Zira O'nun rızasının olmadığı şeyler hakiki manada bir değer ifade etmezler.Akla yakınlaştırmak gerekirse bu değeri;gece karanlığında ki ateşböcekleri geceyi ne kadar aydınlatırsa işte o kadardır ...
Muhabetle...
Bağlantı

2006-05-03 20:27:07 - KİTAP KURDU...

Yazan: princesswwwsindrella
SELAM..
BENCE YAPILABİLECEK EN GÜZEL BLOGU YAPMIŞSIN..KONU ARAMA DERDİN YOK..BU GÜN NE YAZSAM NELERDEN BAHSETSEM DİYE DÜŞÜNMECE YOK RAHAT YANİ...BENDE KİTAP OKUMAYI ÇOK SEVERİM BENİM TARZIM BİYOGRAFİ ACAYİP ZEVK ALIYORUM VE OKUDUĞUMU ANLIYORUM..EN SEVDİĞİM YAZAR İSE DAN BROWN GERÇİ TOPLASAN 5 KİTABI VAR AMA HEPSİNİ OKUDUM VE GERÇEKTEN ETKİLEYİCİ BİR ANLATIMA SAHİP...SENDEN RİCAM BLOGUNDA DAN BROWN KİTAPLARINADA YER VER..İNSANLAR TANISINLAR VE GÖRSÜNLERKİ KİTAP OKUMAK GERÇEKTEN BİR YAŞAM TARZIDIR...GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE PAİ PAİ
Bağlantı

2006-04-25 10:52:18 - Başlıksız Yorum

Yazan: bentugce
haklısınız sobelendim ve sobelemem gerekir dimi :)) sizi arkadaş listeme eklesem bişey demezsiniz dimi
Bağlantı

2006-04-24 20:00:53 - Başlıksız Yorum

Yazan: bentugce
SİZİ SOBELEDİM :))
Bağlantı

2006-04-24 17:09:02 - selam arkadasım

Yazan: zero1
gercekten cok yararlı bir konuda blog acmışsın.Keske herkes okumayı sevse.Sevgiyle kal.Blogumada beklerim
Bağlantı

2006-04-23 19:50:44 - Başlıksız Yorum

Yazan: selimyerebatan
edebiyatla ilgilenen ve kendince edebiyat adına hasbelkader birşeyler yapmaya çalışan birisi olarak sizi de ilgiyle takip edeceğim. Emeğinize sağlık
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Benim bıraktığım izler...

Kategoriler

Arkadaşlarım

sessizofke01
Özkan Özdemir
blogekle
sophia
onlaruyurken
housewife
eroman
arzumeyp
saraykoy
gazikemal
bentugce
sontanburi
paratoner
dikkatli
sevdasiirleri
offff
omerinal
thelosthighway
serapozturk
kozan
dusbahcesi
baymidye
bembeyazsayfam
ustaplan
erginbay
mizahhh
beyazatliprens
hvvnr2000
ilhankoruyucu
herbst
yagmurlagelen
magnan
karamuratefsanesi
volkankoc79
garipyolcu
acihuzun
karcai
yalinhastasi
mehpareogt
muhalefetim
cografyalar
bloghit
ruhumdakimektuplar
ichsie
hayalhulya
guzadam
avetandogan
figos
muslumankisiligi
lezzetblogu
sieda
samatracik2006
dobra2007
ata1881
vaktisefer
beydabeyda
sirin1982
kafkasgelini
nuralemi
kemaliyemiz
Hasan Beyan
kitabooku
lakersturk
ganga