8/11/2006 - ZeKa Eş SeÇiMiNDe Mi BeLLi oLuR ???

İki senedir gitmeye niyet edipte gidemediğim ‘Tüyap Kitap Fuarın’ının bu sene son gününe yetişebildim. Milyonlarca kitap arasında gezinmek hem çok güzel hem de düşündürücüydü. Güzelliği bir bilgi hazinesinin ortasında kalmış gibi hissetmek düşündürücü kısmı ise kitap sayısı ile paralel yazar sayısı… Yazar olmak, bir kitap yazmak bu kadar kolay mı?
Fuarı gezerken hangi yayınevi ismini tam olarak hatırlamıyorum ama standının arkasında bir yazarlarının kitaplarından alınmış sözler asılıydı. Dikkatimi çeken ve beni düşündüren bir söz vardı;
" İNSANIN ZEKÂ SEVİYESİ YALNIZ EŞİNİ SEÇERKEN BELLİ OLUR "
M.Zeki Gezici
Aslında M. Zeki Gezici’nin kitabına göz atmak istiyordum ama ‘abla çok yoruldum’ diyen kardeşimin ve ‘hadi artık gidelim’ diyen annemin ısrarları nedeniyle bakamadım… Tabi bir de ‘ Ne de olsa internet diye bir teknoloji var, istediğin bilgi elinin altında…’ düşüncesinin rahatlığı da olunca kitabı incelemeden fuardan ayrıldık…
Bugün bir programda ‘Evlilik Danışmanı’ bir bayanın söyledikleri bana bu sözü tekrar hatırlattı… Google sağ olsun küçük bir araştırma yaptım ve bir form alanında bu söz ile ilgili açılmış üstelik yazarında görüşlerini belirttiği bir alana rastladım. Karşı çıkanlar ve destekleyenler vardı. Gerçi görüşleri okurken kişilerin -ki bazıları da yazar- birbirlerine karşı kullandıkları üsluplar biraz düşündürücü ve üzücüydü ama konumuz bu değil…
" İNSANIN ZEKÂ SEVİYESİ YALNIZ EŞİNİ SEÇERKEN BELLİ OLUR "
Sözdeki ‘yalnızca’ kelimesi biraz iddialı bana kalırsa da… Ama şu bir gerçek ki insanın zekâsı hayatının her safhasında olduğu gibi, eş seçiminde de kendini gösterir. Zeka’nın tanımını ve sağlılık bir evliğin gereklerini düşünürsek bu ilişkiyi görebilmek mümkün…
Kavramlar ve algılar yardımıyla soyut ya da somut nesneler arasındaki ilişkiyi kavrayabilme, soyut düşünme, muhakeme etme ve bu zihinsel işlevleri uyumlu şekilde bir amaca yönelik olarak kullanabilme yetenekleri zekâ olarak adlandırılmaktadır.
İnsanların hayattan beklentileri ve hayata karşı bir duruşları olması gerekir. Tüm etkinliklerini de amaçlarına odaklamalıdırlar. Tabi bu hedeflerden kasıt sadece maddi hedefler değildir. Hayatın anlamı sadece maddi hedeflerle çerçevelemek insanın fıtratına da aykırıdır zaten.
Kişi maddi ve manevi, sosyal, ekonomik, kültürel, inanç vb. konularda kendilerine bir yön çizmiş ve bu doğrultuda faaliyetlerini yönlendiriyor, tercihlerini yapıyor olmalı. Kendinin ve varoluşunun farkında olmayan, hayattan ne beklediğini bilmeyen hayata karşı bir duruşu olmayan insan seçimlerinde isabetli kararlar veremez. Eş seçiminde de…
Zekanın tanımını tekrar düşünelim; zihinsel faaliyetlerin bir amaca uyumlu bir şekilde yönlendirilmesi söz konusu tabi bahsi geçen zihinsel faaliyetlerde somut ya da soyut nesneler arasındaki ilişkiyi yorumlama ve muhakeme etmedir, peki bu nasıl yapılır kavramlar ve algılar yoluyla…
Amaçları ve bu amaçlar doğrultusunda hayata karşı bir duruşu olmayan insanlar için kavramlar toplum nazarında kabul görmüş bir anlam yüklenmiş şeylerdir. Kavramlar hakkında derinlemesine düşünmezler böyle bir ihtiyaç hissetmezler sorgulamak onlar için yersizdir.
Aşk ve evlilik gibi kavramları da sorgulamazlar… Eş seçimin toplumsal boyuttaki önemi hakkında fikir sahibi değillerdir. Eş seçerken sadece kendimize eş mi seçiyoruz? Hayır... Ayrıca ileride olacak çocuklarımız için ebeveyn seçiyoruz. Onları yetiştireceğimiz yapının temellerini atmış oluyoruz… Daha geniş boyutta bu topluma nesiller yetiştireceğimiz çekirdek bir yapıyı oluşturmak için bir adım atmış oluyoruz eş seçerken…
Eş seçmeden önce ne istediğimizi bilmeliyiz, hayattan beklentilerimizi ve hayata karşı duruşumuzu belirlemeliyiz ve bu yolda bize yoldaş olabilecek birini eş olarak seçmeliyiz…
Her iyi insan doğru insan değildir… Doğru insan bizimle aynı çizgide ilerlemeyi amaç edinmiş insandır…
Aslıhan Yıldırım
|